SON DUYURULAR
Musa Kocaman: "Tarladan Kamyonla Geliyor, Etiketi Uçarak"
MESK Genel Başkanı Musa Kocaman, emeklinin mutfağında her geçen gün büyüyen geçim krizine dikkat çekti. Gıda fiyatlarındaki artışın milyonlarca emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamasını her geçen gün daha da zorlaştırdığını belirten Kocaman, tarladan sofraya uzanan fiyat zincirinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
"Enflasyon farkıyla yapılan son düzenlemenin ardından en düşük emekli aylığı 23.552 TL'ye yükseltildi. Ancak bu artış, milyonlarca emeklinin hayatındaki geçim yükünü hafifletmeye yetmedi. Bugün emekli yurttaşlarımız açlık sınırının altında kalan bir gelirle yaşam mücadelesi veriyor. Maaşlar daha cebe girmeden erirken, pazara ya da markete çıkan emekli artık ihtiyaç listesiyle değil, bütçesiyle hesap yapmak zorunda kalıyor. Sofraya konulacak her ürün, her geçen gün biraz daha ulaşılmaz hale geliyor.
Oysa her şey bir tarlada başlıyor. Çiftçi aylarca toprağı işliyor, tohum ekiyor, suluyor, gübreliyor, güneşin altında alın teri döküyor. Yağmurunu bekliyor, donundan korkuyor, emeğini toprağa emanet ediyor. Hasat zamanı geldiğinde ürününü çoğu zaman hak ettiği değerin altında satmak zorunda kalıyor. Ardından o ürün kamyonlara yükleniyor, hale gidiyor, depolardan geçiyor, aracılar arasında el değiştiriyor ve en sonunda market rafına ulaşıyor. Bu uzun yolculuğun sonunda ise ne üretici emeğinin karşılığını alabiliyor ne de tüketici ürüne makul bir fiyatla ulaşabiliyor.
Elmanın Etiketi Dört Kat Artıyor
Yakıt, enerji, lojistik, depolama, kira ve işçilik gibi maliyetlerin fiyatlara etkisi elbette yadsınamaz. Ancak bugün yaşanan tablo, yalnızca maliyet artışlarıyla açıklanamayacak kadar büyük bir uçuruma işaret ediyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin Haziran 2026 verilerine göre üreticide 18,75 TL olan elma markette %379,3 fiyat artışıyla satılıyor. Havuçta bu artış %284,2, çilekte ise %283,5 seviyesine ulaşıyor. Bu farklar, tarladan sofraya uzanan zincirde sistemin sağlıklı işlemediğini açıkça ortaya koyuyor.
Bu tablo en çok da sabit gelirli vatandaşın sofrasında hissediliyor. Emekli, ay sonunu getirebilmek için artık alışveriş sepetinden ürün çıkarmaya mecbur kalıyor. Bir zamanlar temel gıda olarak görülen sebze ve meyveler, birçok hane için hesap edilerek alınan ürünlere dönüşüyor. Oysa üretici de tüketici de aynı zincirin iki ucunda yer alıyor; biri emeğinin karşılığını alamıyor, diğeri ise emeğinin karşılığını yüksek fiyatlarla ödemek zorunda kalıyor.
Üreticinin kazandığı, tüketicinin uygun fiyatla alışveriş yapabildiği bir sistem kurulmadığı sürece, bu zincirin en zayıf halkası yine dar gelirli vatandaş ve emekliler olmaya devam edecektir. Çünkü tarladan çıkan ürünün yolculuğu, sonunda milyonlarca emeklinin sofrasında son buluyor; sofradan eksilen her lokma yalnızca fiyat artışını değil, giderek ağırlaşan geçim mücadelesini anlatıyor.

MESK olarak çağrımız nettir:
Üretici ile tüketici arasındaki zincir kısaltılmalıdır.
Aracılık ve komisyon yapıları denetlenmelidir.
Fiyat farklılıkları konusunda etkin ve düzenli piyasa gözetimi yapılmalıdır.
Üretici kooperatifleri ve doğrudan satış modelleri desteklenmelidir.
MAKSİMUM KAR ORANI %25 OLMALI!
Bununla birlikte, kamusal denetim mekanizmaları güçlendirilmeli ve fiyat oluşumuna ilişkin açık ve bağlayıcı bir yasal düzenleme hayata geçirilmelidir. Temel gıda ürünlerinde uygulanacak maksimum kâr oranı %25 ile sınırlandırılmalı, fahiş etiket fiyatlarının önüne geçilmelidir. Serbest piyasa düzeni, vatandaşın mağdur edildiği bir alan haline dönüşmemelidir.
Vatandaşımızın temel gıdaya erişimi bir lüks değil, anayasal bir haktır. Üreticinin emeği korunmalı, tüketici adil fiyatla buluşmalıdır."
Enflasyon Farkı Adalet Değildir
Ayrıca enflasyon farkıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kocaman, "enflasyon farkıyla adalet tesis edilemez. Kalıcı çözüm gereklidir" dedi.
Kalıcı Çözüm: 3 Kademeli Maaş
“4A, 4B ve 4C ayrımları kaldırılarak tek ve adil bir emeklilik sistemi oluşturulmalıdır.
Türkiye'de aynı süre çalışan vatandaşlar arasında oluşan büyük maaş farklarının giderilebilmesi için MESK tarafından önerilen 3 Kademeli Emeklilik Sistemi değerlendirilmelidir.
Bu modele göre, en yüksek emekli maaşı baz alınarak;
- Birinci kademe emeklilere tam maaş,
- İkinci kademe emeklilere yüzde 10 farklılaştırılmış maaş,
- Üçüncü kademe emeklilere ise en fazla yüzde 20 farklılaştırılmış maaş uygulanmalıdır.
Bu model sayesinde hem bütçe dengesi korunacak hem de yıllardır büyüyen maaş adaletsizliği önemli ölçüde azaltılacaktır.”
