SON DUYURULAR
MUSA KOCAMAN: “GAZİLERİMİZİN HAKLARI, MİLLETİMİZİN VEFA BORCUDUR”
Başta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Millî Mücadele’mizin Başkomutanı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin bekası ve bayrağımızın şerefi uğruna mücadele eden bütün gazilerimizi rahmet, minnet, saygı ve şükranla anıyoruz.
19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verilmesi, yalnızca bir askerî rütbe ve unvanın tevcihi değildir. Bu tarih, Türk milletinin vatan savunmasına, fedakârlığa ve kahramanlığa verdiği değerin de tarihî bir ifadesidir.
GAZİLİK, TÜRK MİLLETİNİN TARİHİ VE DEVLET GELENEĞİNDE MÜSTESNA BİR YERE SAHİPTİR
Türk milletinde askerlik, yalnızca bir meslek veya görev olarak görülmemiş; vatanın korunması, milletin varlığının sürdürülmesi ve devletin bekasının teminiyle özdeşleşmiş bir sorumluluk olarak kabul edilmiştir.
Türk askeri, tarih boyunca yalnızca savaşan değil; güvenliği sağlayan, mazluma el uzatan, barışı koruyan ve bulunduğu coğrafyada huzurun tesisine katkı sunan bir güç olmuştur. Türk askeri, ayak bastığı yere zulmü değil, nizamı; düşmanlığı değil, güveni; esareti değil, barış umudunu taşımıştır. Türk, beklenendir; Türk askeri ise mazlumun güven, milletin gurur ve barışın teminatıdır.
GAZİLERİMİZİN HER BİRİ MİLLETİMİZİN ŞEREF NİŞANESİDİR
İstiklal Harbi’mizin kahraman gazileri, Kore Savaşı’nda Birleşmiş Milletler teşkilatı bünyesinde barış ve güvenlik için görev yapan Kore gazilerimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı’nda vatan ve millet adına mücadele eden Kıbrıs gazilerimiz, terörle mücadelede yaralanarak gazilik mertebesine ulaşan kahramanlarımız, 15 Temmuz gecesi demokrasimizi ve millî irademizi savunurken yaralanan gazilerimiz ve terör örgütlerine karşı 50 yıl boyunca mücadele eden, vatan savunmasında fedakârlık gösteren bütün gazilerimiz Türk milletinin baş tacıdır.
Onların taşıdığı madalya, yalnızca göğüslerinde değil; Türk milletinin vicdanında ve tarihindeki en müstesna yerinde bulunmaktadır.
Gazilerimize gösterilecek vefa, bir lütuf değil; devletin ve milletin yerine getirmesi gereken tarihî, hukukî ve ahlaki bir sorumluluktur.
ER GAZİLERİMİZİN TALEPLERİ KARŞILIK BULMALIDIR
Bu anlamlı gün vesilesiyle, özellikle er gazilerimizin uzun süredir dile getirdiği hak ve adalet taleplerinin karşılanmasını önemli buluyoruz.
Gazilerimiz tarafından ifade edilen başlıca talepler şunlardır:
• Rütbeli askerler ile er gazilerimizin aynı özlük haklarına sahip olması,
• Er gazilerimizin emekli memur statüsünde değerlendirilmemesi,
• Gazi olan rütbeli askerler gibi er gazilerimizin de protez, ortez, tedavi edici unsurlar ve yurt dışı tedavilerinden ücretsiz şekilde yararlanabilmesi,
• Rütbeli gazilere sağlanan imkânlar gibi er gazilerimizin de kira yardımından yararlanabilmesi,
• Gazi rütbeli askerler ile er gazileri arasındaki maaş uçurumunun giderilmesi.
Bu talepler, gazilerimiz arasında bir ayrıcalık oluşturulmasını değil; aynı fedakârlığı yapanlar arasında eşitlik, hakkaniyet ve adaletin tesis edilmesini amaçlamaktadır.
Gazilerimizi rütbesine, statüsüne veya görev biçimine göre birbirinden ayıran; aynı vatan savunmasının farklı mensupları arasında mağduriyet oluşturan uygulamaların gözden geçirilmesi, devletimizin vefa anlayışının gereğidir.
DEVLETİMİZİN İRADESİNE GÜVENİYOR, TEŞEKKÜR EDİYORUZ
Er gazilerimizin taleplerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ekim ayında yeniden çalışmalarına başlamasıyla birlikte ele alınacağına yönelik açıklamayı memnuniyetle karşılıyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, devletimizin ilgili kurumları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bu taleplerin değerlendirilmesini; gazilerimizin beklentilerini karşılayacak, adalet duygusunu güçlendirecek ve mağduriyetleri giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesini temenni ediyoruz.
Bu iradenin ortaya konulmasından dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza, ilgili devlet kurumlarımıza ve sürecin çözümü için gayret gösteren herkese teşekkür ediyoruz.
Gazilerimizin hakkı, milletimizin vefa borcudur.
Bu borcun gereği; gazilerimizi yalnızca özel günlerde anmak değil, onların hayatlarını kolaylaştırmak, haklarını güvence altına almak ve hiçbir gazimizin kendisini unutulmuş hissetmemesini sağlamaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor; hayatta olan gazilerimize, kıymetli ailelerine sağlık, huzur ve esenlik diliyoruz.
19 Eylül Gaziler Günü kutlu olsun.
Musa KOCAMAN
MESK Genel Başkan
