SON DUYURULAR
MUSA KOCAMAN: “EMEKLİ MAAŞI SOSYAL YARDIM SEVİYESİNDE”
Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Musa Kocaman TUİK’in açıkladığı haziran ayı enflasyon verisinin ardından kesinleşen emekli ve memura yapılacak zam oranı hakkında açıklama yaptı. Kocaman, “emekli artık ekonominin tüketicisi değil, frenidir” dedi.
Kocamanın açıklaması şöyle:
“Bugün açıklanan maaş artışları, milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları çözmekten çok uzaktır. Ancak biz bugün zam oranlarını tartışmayacağız. Çünkü sorun sadece yüzde kaç zam yapıldığı değildir.
Sorun, uygulanan ekonomi politikalarının yükünün emeklinin, emekçinin ve dar gelirlinin omuzlarına yüklenmesidir.
Mevcut ekonomi programı, enflasyonu düşürmenin yolunu vatandaşın harcama yapamamasında aranmaktadır. Oysa ekonomi, insanların tüketebildiği, üretebildiği ve insanca yaşayabildiği ölçüde büyür.
Bugün emekliye adeta şu söylenmektedir:
“Geçinme.” “Et yeme.” “Süt alma.” “Meyveyi, sebzeyi hesap ederek tüket.” “İlaç alırken düşün.” “Dişini yaptırma.” “Gözlüğünü değiştirme.” “Kışın kombiyi az yak.” “Yazın serinlemeyi unut.” “Torununa harçlık verme.” “Bayramda çocuklarını ziyaret etme.” “Köyüne gitme.” “Tatile çıkmayı hayal bile etme.” “Yeni bir ayakkabı alma.” “Üstüne başına yeni bir kıyafet alma.” “Misafir ağırlama.” “Sosyal hayata katılma.” “Kültürel etkinliklere gitme.” “Kafede oturma.” “Lokantada yemek yeme.” “Kısacası yaşama; sadece hayatta kal.”
Oysa emekliye verilen her kuruş yeniden ekonomiye döner. Emekli maaşı bankada beklemez.
Mahalle bakkalına gider. Pazarcıya gider. Kasaba gider. Eczaneye gider. Berbere gider. Dolmuşa gider. Elektrik, doğalgaz ve su faturalarına gider. Yani emekliye verilen para üretimi, ticareti ve yerel ekonomiyi canlandırır. Bugün emekli artık ekonominin tüketicisi değil, ekonominin freni hâline getirilmiştir. Çünkü harcayamayan emekli, esnafın da kazanamaması demektir. Esnaf kazanamazsa üretici kazanamaz. Üretici kazanamazsa istihdam azalır. Ekonomi küçülür. Vergi gelirleri düşer.
Dolayısıyla emekliyi yoksullaştırarak enflasyonla mücadele etmek, kısa vadeli rakamları düzeltmeye çalışırken uzun vadede ekonominin can damarını zayıflatmaktır.”
Emekli Maaşı Sosyal Yardım Seviyesinde
“Bir başka önemli gerçek ise emekli maaşlarının artık hak edilmiş bir gelir olmaktan çıkarılıp adeta sosyal yardım seviyesine indirilmesidir.
Emeklilik maaşı, devletin yaptığı bir lütuf değildir. Bu maaş yıllarca ödenen primlerin karşılığıdır. İnsanlar otuz yıl, kırk yıl çalışıyor, prim ödüyor, vergi veriyor ve emeklilik hakkını kazanıyor. Bugün ise emekliye verilen maaşlar, sanki sosyal yardım dağıtılıyormuş gibi belirleniyor.
Biz bu anlayışı kabul etmiyoruz.
Emeklilik bir yardım sistemi değildir. Emeklilik, kazanılmış anayasal ve sosyal bir haktır.
Türkiye’nin ihtiyacı altı ayda bir açıklanan zam oranlarını tartışmak değildir. Türkiye’nin ihtiyacı, emeklisini yoksulluktan kurtaracak kalıcı ve adil bir emeklilik sistemidir.
MESK olarak çağrımız nettir.
Güçlü ekonomi; aç bırakılan emekliyle değil, alım gücü yüksek, üreteni destekleyen, tüketebilen ve insanca yaşayabilen vatandaşlarla mümkündür.”
Kalıcı Çözüm: Emeklilik Reformu
“4A, 4B ve 4C ayrımları kaldırılarak tek ve adil bir emeklilik sistemi oluşturulmalıdır.
Türkiye'de aynı süre çalışan vatandaşlar arasında oluşan büyük maaş farklarının giderilebilmesi için MESK tarafından önerilen 3 Kademeli Emeklilik Sistemi değerlendirilmelidir.
Bu modele göre, en yüksek emekli maaşı baz alınarak;
- Birinci kademe emeklilere tam maaş,
- İkinci kademe emeklilere yüzde 10 farklılaştırılmış maaş,
- Üçüncü kademe emeklilere ise en fazla yüzde 20 farklılaştırılmış maaş uygulanmalıdır.
Bu model sayesinde hem bütçe dengesi korunacak hem de yıllardır büyüyen maaş adaletsizliği önemli ölçüde azaltılacaktır.”
Musa Kocaman
MESK Genel Başkanı
