SON DUYURULAR
MUSA KOCAMAN: "ASGARİ ÜCRET KALICI ÜCRET DEĞİL, BAŞLANGIÇ ÜCRETİ OLMALIDIR"
Ülkemizde milyonlarca çalışan yıllarca asgari ücret seviyesinde çalıştırılmakta, emeklerinin ve mesleki gelişimlerinin karşılığını alamamaktadır. Oysa bir çalışan işe başladığı ilk günden itibaren tecrübe kazanmakta, üretime katkı sunmakta ve kendisini geliştirmektedir. Buna rağmen yıllarca aynı ücret seviyesinde tutulması ne ekonomik ne de sosyal açıdan kabul edilebilir bir durumdur.
KAYIT DIŞI ÜCRET EMEKLİLİKTEN ÇALAR
Bir çalışanın maaşı resmi kayıtlarda asgari ücret olarak gösterilip ücretinin bir kısmı elden ödeniyorsa, bu durum sadece vergi kaybına neden olmamakta, aynı zamanda çalışanın emeklilik hakkından da çalmaktadır. Eğer gerçekten yıllarca asgari ücretle çalıştırılıyorsa bu kez çalışanın emeği ve alın teri değersizleştirilmektedir.
MESK olarak önerimiz; çalışanların mesleki gelişimini esas alan, devlet güvenceli ve denetimli bir istihdam modelinin hayata geçirilmesidir.
Bu kapsamda;
* İşe başlayan çalışanlar ilk yıl çıraklık statüsünde değerlendirilmelidir.
* İkinci yıl kalfalık dönemine geçilmeli ve çalışan mesleki eğitim programlarına dahil edilmelidir.
* Meslekle ilgili en az dört haftalık eğitim ve kurs programlarının maliyeti devlet ve işveren tarafından ortak karşılanmalıdır.
* Eğitimini tamamlayan çalışanlara iş garantisi sağlanmalı, işverenler çalışanları keyfi şekilde işten çıkaramamalıdır.
* Çalışan ücretleri her yıl düzenli olarak artırılmalı, ücret artışları belirli bir oranın altına düşmemelidir.
* Usta yardımcılığı ve ustalık süreçleri belgeye dayalı, disiplinli ve denetlenebilir şekilde yürütülmelidir.
* Devlet kurumları işverenleri ve çalışma hayatını daha sıkı denetlemelidir.
Bu sistem sayesinde çalışanların gelirleri artacak, kayıt dışılık azalacak, devletin vergi gelirleri yükselecek ve Sosyal Güvenlik Kurumu daha güçlü bir mali yapıya kavuşacaktır. En önemlisi ise çalışanlar emekli olduklarında insan onuruna yakışır bir maaş alma imkanına sahip olacaktır.
DENETİMSİZLİK EMEKLİ MAAŞINA YANSIYOR
Söz konusu denetimsizlik, çalışanların emeklilik yıllarında alacakları aylıklarına da yansıyor. Asgari ücret politikası nedeniyle ülkemizde yaklaşık 4 milyon emekli en düşük emekli aylığıyla geçim mücadelesi veriyor.
Maaşların gerçek tutarları yerine asgari ücret üzerinden gösterilmesi ve kayıt dışı ödeme uygulamaları, çalışanların sadece bugünkü haklarını değil, gelecekteki emeklilik gelirlerini de olumsuz etkilemektedir. Düşük prim bildirimi nedeniyle milyonlarca çalışan emekli olduğunda en düşük emekli aylığına mahkûm kalmaktadır.
Yıllardır yeterli denetimin yapılmaması sonucunda bugün yaklaşık 4 milyon emekli en düşük emekli maaşı olan 20 bin lira ile geçim mücadelesi vermektedir. Çalışma hayatındaki kayıt dışılık ve eksik prim sorunu çözülmeden emeklilerin yaşadığı gelir adaletsizliğinin ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Bu adaletsizlik nedeniyle, sistemde yaşanan denetim eksiklikleri nedeniyle bugün milyonlarca emekli yurttaşımız açlık sınırının altında bir aylık alıyor. MESK olarak söz konusu adaletsizliği düzeltmenin yolunun 3 Kademeli Emeklilik Sistemi'nden geçtiğine inanıyoruz. Geçmişten beri yapılan maaş adaletsizliklerinin, elden maaş ödeme gibi yasaların etrafından dolanan uygulamaların yarattığı haksızlığı gidermek için ve adaleti sağlamak için emeklilerimizin bu sisteme ihtiyacı var.
EMEKLİLİKTE ADALET İÇİN 3 KADEMELİ SİSTEM
MESK olarak ayrıca emeklilik sisteminde adaleti sağlayacak üç kademeli emeklilik modelinin hayata geçirilmesini destekliyoruz. Çalışanın çalışma süresi, ödediği prim ve mesleki gelişimi dikkate alınarak oluşturulacak adil bir sistem hem çalışanları hem de ülke ekonomisini güçlendirecektir.
Bu kapsamda;
* 4A, 4B ve 4C statüleri arasındaki farklılıklar sona erdirilmeli,
* Tüm çalışanları kapsayan ortak ve hakkaniyetli bir emeklilik sistemi oluşturulmalı,
* Dul ve yetim aylıkları ile iş göremezlik ödenekleri günümüz ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlenmeli,
* Emeklilerin alım gücünü koruyacak kalıcı mekanizmalar hayata geçirilmelidir.
Çalışanın emeğinin karşılığını aldığı, mesleki gelişimin teşvik edildiği, kayıt dışılığın sona erdiği ve emeklilerin insanca yaşayabildiği bir Türkiye mümkündür. Bunun için günü kurtaran çözümlere değil, çalışma hayatını ve sosyal güvenlik sistemini kökten güçlendirecek yapısal reformlara ihtiyaç vardır. MESK olarak çağrımız nettir: Emeğin değersizleşmediği, emeklinin yoksullaşmadığı, alın terinin hak ettiği karşılığı bulduğu adil bir çalışma ve emeklilik sistemi artık ertelenmemelidir.
Musa Kocaman
MESK Genel Başkanı
