SON DUYURULAR
Musa Kocaman: "30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!"
30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin bağımsızlığına olan sarsılmaz bağlılığının, vatanına sahip çıkma iradesinin ve en zor şartlarda dahi kendi kaderini tayin etme kararlılığının tarihe yazılmış en güçlü örneklerinden biridir.
Türk milleti, tarih boyunca bağımsızlığından taviz vermemiş; esaret altında yaşamayı hiçbir zaman kendi karakteriyle bağdaştırmamıştır. 30 Ağustos 1922'de kazanılan büyük zafer, işte bu tarihsel karakterin ve bağımsızlık iradesinin en somut tezahürlerinden biridir.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, yalnızca üstün bir askerî planlamanın sonucunda kazanılmış bir savaş değildir. Bu zafer; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün askerî dehasının, stratejik öngörüsünün, siyasi aklının ve milletin gücünü doğru zamanda doğru hedef etrafında birleştirebilme kabiliyetinin ortaya koyduğu eşsiz bir tarihî başarıdır.
Atatürk'ün büyüklüğü yalnızca savaş meydanlarında elde ettiği askerî başarılarla sınırlı değildir. O, savaşın sonucunu belirleyen askerî strateji ile savaş sonrasının siyasi gerçekliğini aynı bütünlük içerisinde değerlendirebilen bir liderdi. Millî Mücadele'nin hangi şartlarda yürütüleceğini, hangi hedeflere yöneltileceğini ve kazanılacak zaferin nasıl kalıcı bir siyasi sonuca dönüştürüleceğini büyük bir stratejik bütünlük içerisinde ele aldı.
30 Ağustos; bu nedenle yalnızca bir ordunun başka bir ordu karşısındaki zaferi olarak değerlendirilemez. Bir milletin iradesinin, bağımsızlık idealinin ve siyasi varlığını koruma kararlılığının zaferidir.
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün savaş meydanındaki askerî dehası, doğru zamanda alınan stratejik kararlar ve milletin bütün imkânlarının ortak bir hedef doğrultusunda seferber edilmesiyle birleşmiş; Büyük Taarruz, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.
Bu zaferin ardından yürütülen siyasi ve diplomatik süreç de göstermiştir ki Millî Mücadele yalnızca cephede kazanılmamış; askerî başarının siyasi kazanıma dönüştürülmesiyle bağımsızlığın uluslararası düzeyde kabulü sağlanmıştır. Bu yönüyle 30 Ağustos, askerî strateji ile siyasi stratejinin birbirini tamamladığı tarihî bir dönüm noktasıdır.
Bugün 30 Ağustos'u kutlarken yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferi anmıyoruz. Aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlığına, egemenliğine ve vatanına sahip çıkma iradesini yeniden hatırlıyoruz.
Bu büyük zaferin bize yüklediği sorumluluk; bağımsızlığın, birlik ve beraberliğin ve millî iradenin değerini gelecek nesillere aktarmaktır. Çünkü 30 Ağustos'un anlamı yalnızca 1922'de kazanılan bir zaferde değil, bir milletin kendi geleceğine kendisinin karar verebileceğini bütün dünyaya göstermesinde saklıdır.
Bu vesileyle, Büyük Taarruz'un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, onun silah arkadaşlarını, Millî Mücadele'nin tüm kahramanlarını, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve fedakârlıklarıyla tarihimize geçen kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Başta Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensupları olmak üzere, milletimizin ve tüm vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyor; bu büyük zaferin taşıdığı bağımsızlık ruhunun ve millî birlik şuurunun daima yaşatılmasını diliyorum.
Musa Kocaman
MESK Genel Başkanı
