SON DUYURULAR
MUSA KOCAMAN: “17 MİLYON EMEKLİMİZİN BEKLENTİLERİ KARŞILANMALIDIR”
Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Musa Kocaman, Türkiye’de yaşayan milyonlarca emeklinin ve çalışan kesimin çözüm bekleyen sosyal güvenlik ve gelir adaleti konularına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kocaman, “SSK emeklisi 11,5 milyon, Bağ-Kur emeklisi 2,9 milyon ve memur emeklisi 2,5 milyon yurttaşımız olmak üzere toplamda 17 milyon emekli yurttaşımızın acilen çözülmesini beklediği sorunları bulunuyor. Devletimizin sosyal devlet anlayışı ve milletimizin dayanışma kültürü doğrultusunda bu beklentilerin değerlendirilmesini ve çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz.” dedi.
Bağ-Kur Emeklisine 7.200 Gün
Bağ-Kur kapsamında çalışan esnaf ve sanatkârlarımız uzun yıllardır emeklilik için gerekli olan 9.000 prim gününün 7.200 güne düşürülmesini beklemektedir. Yani bir çalışan yaklaşık 20 yıl prim ödeyerek emekli olabilirken, Esnaftan ve çiftçiden 25 yıl prim ödemesi istenmektedir.
Resmi verilere baktığımızda, Bağ-Kur’lu çiftçi sayısının son 17 yılda yüzde 63 oranında azaldığını görüyoruz. Bu sadece bir istatistik değildir. Bu rakam, üretimden kopan insanları, köyünden ayrılan aileleri ve toprağıyla bağını kaybetmek zorunda kalan üreticileri anlatmaktadır.
Bunun en büyük nedeni Bağ-Kur primlerinin de arıtılmış olmasıdır. Hem prim ödemesi yüksek, hem de gün sayısı fazladır. Bağ-Kur primlerinin yüzde 6 oranında artmış olması, esnaf ve çiftçimizin omzuna taşınması zor bir yük bindirmiştir. Bugün birçok çiftçimiz, bırakın emekliliği planlamayı, mevcut primlerini ödeyebilmenin mücadelesini vermektedir.
Daha önce kamuoyuna yansıyan düzenleme vaatlerinin hayata geçirilmesini ve esnafımızın ve çiftçimizin emeklilik şartlarında eşitliğin sağlanmasını bekliyoruz.
İntibak Düzenlemesi
2000 yılı öncesinde emekli olan vatandaşlarımız için gerçekleştirilen intibak düzenlemesi önemli bir adım olmuştur. Ancak 2000 yılı sonrasında emekli olan ve benzer çalışma süresi ile prim gününe sahip olmalarına rağmen farklı aylık alan emeklilerimizin de beklentileri bulunmaktadır.
470 bin kamu emeklisi 3600 ek göstergeden yararlanırken, 5 milyon kamu emeklisi bu haktan mahrum bırakılıyor. Aynı işi yapmış, aynı hizmet süresinde çalışmış iki memur emeklisi, dereceleri nedeniyle farklı maaş alıyor. Aynı hizmeti yapmış, aynı koşullarda çalışmış memurlar arasında büyük bir gelir eşitsizliği ve haksızlık oluşmuştur.
Emeklilerimiz arasında gelir adaletinin güçlendirilmesi amacıyla intibak düzenlemesinin değerlendirilmesini bekliyoruz.
Memur Emeklilerine Seyyanen Zam
2023 yılında görevdeki memurlara verilen seyyanen artış, sonraki dönemlerde maaşların önemli bir unsuru hâline gelmiştir. Ancak aynı düzenleme memur emeklilerini kapsamamıştır. Yıllarca devlete hizmet etmiş memur emeklilerimizin de bu konuda beklentileri bulunmaktadır. Görevdeki memurlara sağlanan seyyanen artışın memur emeklilerine de yansıtılmasına yönelik bir düzenleme yapılmasını bekliyoruz.
2023 yılının Temmuz ayında görevdeki memurlara seyyanen 8.077 TL zam verilmişti. Bu tutar 2026 yılının Ocak ayında 21.990 TL'ye çıktı. Memurların maaşlarının içerisinde bu tutar da yer alıyor. Ancak memur emeklilerine bu zam yapılmadı. Daha önce görevdeki memurlarla birlikte memur emeklilerine de yapılacağı ifade edilen bu zam için 2,5 milyon memur emeklisi yurttaşımız bu adaletsizliğin çözülmesini bekliyor.
Kademeli Emeklilik
Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesinin ardından milyonlarca vatandaşımız emeklilik hakkına kavuşmuştur. Bununla birlikte, sigorta başlangıç tarihindeki bir günlük fark nedeniyle emeklilik yaşında ve prim şartlarında çok büyük farklılıklar oluşmuştur. Çalışma hayatında adalet duygusunun güçlendirilmesi amacıyla kademeli emeklilik konusunda kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerekiyor.
2023'de Emeklilikte Yaşa Takılanlar ile ilgili düzenleme yapıldıktan sonra yaklaşık 3 milyon kişi emekli oldu. Ancak bu kez de ortaya bir günle 17 yıl daha geç emekli olma durumu çıktı. 8 Eylül 1999'da 18 yaşındayken ilk kez sigortalı olan bir erkek sigortalı 43 yaşında 5.975 prim günüyle emekli olabilirken 9 Eylül 1999'da ilk kez sigortalı olan bir erkek ise 60 yaşında ve 7.000 günle emekli olabiliyor.
Bu 17 yıllık farkın kapatılması için ve daha adaletli bir geçiş sağlanması için kademeli emeklilik sisteminin yürürlüğe konmasına ihtiyacımız var.
Milli Bayramlarda Emekli İkramiyesi
Bugün bir başka önemli gerçeği de hatırlatmak gerekir. Milli bayramlar yalnızca resmi törenlerden ibaret değildir; ailelerin bir araya geldiği, kuşakların buluştuğu, milli birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel günlerdir.
Özellikle emeklilerimiz için bu bayramlar; çocuklarını, torunlarını ve akrabalarını görebildikleri, aynı sofrada buluşabildikleri kıymetli zamanlardır. Anadolu’da birçok evde bayramın merkezi hâlâ emeklilerin evidir. Ancak bugün yaklaşık 17 milyon emeklimiz, ortalama 23 bin lira seviyesindeki maaşlarla hayat mücadelesi vermektedir. Kira, fatura ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra geriye çoğu zaman misafir ağırlayabilecek, torununa harçlık verebilecek bir imkân kalmamaktadır.
Bu nedenle Ramazan ve Kurban Bayramı’nda emeklilerimize bayram ikramiyesi verildiği gibi; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi milletimizin ortak gururu olan milli bayramlarda da emeklilerimize ikramiye verilmesi çok anlamlı olacaktır.
ÇÖZÜM: 3 KADEMELİ EMEKLİLİK SİSTEMİ
Türkiye’de emeklilik sisteminde yıllardır büyüyen en büyük sorunlardan biri, farklı dönemlerde emekli olan vatandaşlar arasında oluşan büyük maaş uçurumudur.
Özellikle 2008 öncesi ve sonrası emekliler arasında ciddi gelir farkları oluşmuş, aynı süre çalışan insanlar arasında büyük adaletsizlikler ortaya çıkmıştır.
Bu nedenle MESK olarak çözüm önerimiz nettir:
3 KADEMELİ EMEKLİLİK SİSTEMİ hayata geçirilmelidir.
Bu modele göre:
• En üst kademedeki emeklilere tam maaş verilmelidir.
• İkinci kademe emeklilere %10 daha düşük maaş uygulanmalıdır.
• Üçüncü kademe emeklilere ise %20 oranında farklılaştırılmış maaş sistemi uygulanmalıdır.
Bu sistem sayesinde hem bütçe dengesi korunacak hem de emekliler arasındaki büyük gelir adaletsizliği azaltılacaktır.
Bunun yanında:
• 4A, 4B ve 4C ayrımı kaldırılmalı,
• Tüm vatandaşları kapsayan tek ve adil bir emeklilik sistemi kurulmalı,
• Dul, yetim ve iş göremezlik maaşları yeniden düzenlenmeli,
• Emeklinin yaşam koşullarını iyileştirecek kalıcı reformlar yapılmalıdır.
Emekli bu ülkenin yükü değil; üretmiş, çalışmış, vergisini vermiş, memlekete ömrünü adamış insanıdır.
Emekliye insanca yaşam hakkı verilmeden sosyal adalet sağlanamaz.
Emeklilerimiz ve çalışanlarımız ülkemizin kalkınmasına yıllarca emek vermiş, üretmiş ve katkı sunmuş vatandaşlarımızdır. Taleplerimizin tamamı sosyal devlet anlayışının güçlendirilmesine yöneliktir. Devletimizin imkânları ölçüsünde bu beklentileri değerlendireceğine inanıyor, tüm emeklilerimiz adına çözüm odaklı adımların atılmasını temenni ediyoruz.
Musa KOCAMAN
MESK Genel Başkanı
