SON DUYURULAR
BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul’da Yaşanan Sel Felaketi, İhmallerin ve Hazırlıksızlığın Sorgulanmasını Gerektiriyor
14 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış, kent yaşamını felç etmiş; yollar çökmüş, sel suları araçları sürüklemiş, evleri ve iş yerlerini su basmış, vatandaşlarımızın yaşamları ve malları büyük zarar görmüştür. Yaşanan felaket, kent altyapısının, afet hazırlıklarının ve kamu yönetiminin sorumluluklarının ciddi biçimde sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır.
En acısı ise 14 yaşındaki bir evladımızın hayatını kaybetmesidir. Hayatının baharındaki evladımızın vefatı hepimizi derin bir üzüntüye boğmuştur. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
İstanbul gibi büyük bir metropolde yağmur suyu tahliye sistemlerinin kapasitesi, kanal ve mazgalların bakım ve temizliği, yolların dayanıklılığı, dere yatakları ve taşkın bölgelerindeki riskler, afet yönetimi ve kurumlar arasındaki koordinasyon hayati öneme sahiptir. Bu konuların ihmal edilmesi, altyapı eksikliklerinin giderilmemesi ve risklerin önceden değerlendirilmemesi, ağır sonuçlara yol açabilecek sorunlardır.
Uyarılara rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı yönündeki iddialar ciddiyetle ele alınmalı; hangi kurumun hangi sorumluluğu yerine getirmediği somut verilerle ortaya çıkarılmalıdır. Belediyeler, ilgili kamu kurumları, kendi görev alanları kapsamında kamuoyuna açıklama yapmak ve hesap vermek zorundadır.
Bugün okulların tatil edilmesi, motosikletlerin trafiğe çıkışının yasaklanması ve ulaşımın ciddi biçimde aksaması, yaşanan durumun olağan bir yağış olayının ötesine geçtiğini göstermektedir. Vatandaşlarımızın evlerine ulaşmakta zorlandığı, araçlarının zarar gördüğü ve evlerinin sular altında kaldığı bir kent tablosu, afetlere hazırlık konusunun ne kadar yaşamsal olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
MESK olarak açıkça ifade ediyoruz: Afetler doğal olabilir; ancak afetlerin yol açtığı zararların boyutu, alınan önlemlerle ve kamu yönetiminin sorumluluklarını yerine getirmesiyle doğrudan ilişkilidir. Kamu hizmetlerinin temel amacı, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaktır. Bu sorumluluk, felaket yaşandıktan sonra müdahale etmekle sınırlı değildir; felaket öncesinde riskleri belirlemeyi, gerekli yatırımları yapmayı ve etkili önlemleri zamanında almayı da kapsar.
Bu çerçevede;
• İstanbul’daki yağmur suyu ve drenaj altyapısının yeterliliği bağımsız teknik incelemeyle değerlendirilmelidir.
• Riskli bölgelerde daha önce yapılan uyarılar, alınan kararlar ve gerçekleştirilen çalışmalar kamuoyuna açıklanmalıdır.
• Yol çökmeleri, su baskınları ve taşkınların nedenleri bilimsel verilerle araştırılmalıdır.
• Sorumluluğu bulunan kurumların eksiklikleri tespit edilmeli; varsa ihmal ve kusurlar hakkında gerekli idari ve hukuki süreçler işletilmelidir.
• Zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi ve kent altyapısının benzer felaketlere karşı güçlendirilmesi için somut bir eylem planı hazırlanmalıdır.
Emeklilerimiz başta olmak üzere sabit gelirle yaşamını sürdüren vatandaşlarımızın, birikimleriyle edindikleri evlerinin ve araçlarının zarar görmesi, zaten ağır olan ekonomik koşullarını daha da güçleştirmektedir. Afetlerin yarattığı maddi ve manevi yükün vatandaşlarımızın omuzlarına bırakılmaması; dayanışma, destek ve sorumluluk anlayışının gereğinin yerine getirilmesi önemlidir.
MESK olarak hayatını kaybeden evladımızın ailesinin acısını paylaşıyor, tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Yetkilileri, yaşanan felaketin nedenlerini bütün yönleriyle açıklamaya, sorumluluklarını yerine getirmeye ve vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini koruyacak kalıcı önlemleri almaya çağırıyoruz.
Unutulmamalıdır ki kamu yönetiminin başarısı yalnızca kriz anında gösterilen çabayla değil, önlenebilir zararların önüne geçmek için zamanında alınan tedbirlerle de ölçülür.
Kamu hizmeti bir lütuf değil, vatandaşlarımıza karşı yerine getirilmesi gereken bir sorumluluktur.
Musa Kocaman
MESK Genel Başkanı
