SON DUYURULAR
GÖZLERDEKİ PIRILTIDAN MİYOP GÖZLERE: EKONOMİDE DEĞİŞMEYEN TABLO
MESK Genel Başkanı Musa Kocaman, Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek’in kendisine yönelik eleştirileri “Miyop” olarak değerlendirmesine değinerek, “Faiz politikalarında uzun süredir kayda değer bir iyileşme sağlanamaması” nedeniyle “önünü göremeyen politikalar kendisinin imzasını taşımaktadır” dedi.
Kocaman’ın açıklaması şöyle:
Musa KOCAMAN: “Somut Çözümler Gerekiyor”
Ülkemiz, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik dalgalanmaların etkisini derinden hissetmektedir. Yakın coğrafyamızda devam eden savaş ve kriz ortamı; enerji fiyatlarını yükseltmekte, bu artış doğrudan gıda başta olmak üzere temel tüketim kalemlerine yansımaktadır. Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlı yapısı, bu sürecin vatandaşlarımız üzerindeki yükünü daha da ağırlaştırmaktadır.
Bugün gelinen noktada, sabit gelirli kesimler—özellikle memur, işçi ve emekliler—artan hayat pahalılığı karşısında ciddi bir geçim mücadelesi vermektedir. Asgari ücret düzeyinde bir gelirle ve 20 bin lira emekli maaşlarıyla hayatını sürdürmeye çalışan milyonlarca vatandaşımızın alım gücü her geçen gün daha da gerilemektedir. Ayrıca nüfusun büyükşehirlerde sıkışması nedeniyle sağlık hizmetleri başta olmak üzere temel kamusal – yerel hizmetlerden faydalanmakta zorlanmaktadırlar.
ŞİMŞEK’İN MİYOP POLİTİKALARI
Ekonomi yönetiminde uygulanan politikalar ise bu tabloyu tersine çevirmekten uzak görünmektedir. Faiz politikalarında uzun süredir kayda değer bir iyileşme sağlanamaması, reel sektörün döviz açığı ve piyasalardaki belirsizlikler; ekonomik öngörülebilirliği zayıflatmaktadır. Her ne kadar Sayın Mehmet Şimşek başarısızlığına dönük eleştirileri “miyop” olarak değerlendirse de önünü göremeyen politikalar kendisinin imzasını taşımaktadır. Kısa vadeli yaklaşımların hâkim olduğu mevcut ekonomi politikalarının, toplumun geniş kesimlerinin sorunlarına kalıcı çözümler üretmekte yetersiz kaldığı açıktır.
MUHALEFET GÜNDEMİ İSTANBUL’A SIKIŞTI
Diğer yandan, ana muhalefetin de bu kritik süreçte toplumun önüne güçlü ve kapsamlı bir politika alternatifi koymakta zorlandığı görülmektedir. Ekonomiden dış politikaya, sosyal refahtan üretim modeline kadar geniş bir perspektifte çözüm üretilmesi gerekirken, gündemin dar alanlara sıkışması, 22 belediye başkanının tutuklanmasına rağmen yalnızca İstanbul’la ilgileniyor olmaları kamuoyundaki beklentileri karşılamamaktadır. Türkiye’nin içinden geçtiği bu zorlu dönemde, siyasi aktörlerin daha bütüncül ve somut çözüm önerileriyle hareket etmesi bir zorunluluktur.
Türkiye’nin gündemi, emeklinin mutfağındaki yangınla başlar, işçinin asgari ücretle verdiği geçim mücadelesiyle büyür… Oysa ana muhalefetin gündemi tutuklu belediye başkanlarından öteye gidememektedir. Bu sırada vatandaşlarımızın sorunları gündemde yeterince yer alamamaktadır.
Türkiye’nin gündemi eğitim politikasındaki yanlışlarla, okul önlerine kadar inen zararlı ve bağımlılık yaratan maddelerle ve artan silahlanma oranlarıyla; okullarda meydana gelen menfur saldırılarda, öğretmen cinayetleriyle ortadadır. Türkiye’nin gündemi, ekonomi politikasına bağlı yaşadığı gelir kaybıyla yetersiz beslenen ve buna ek olarak sağlık hizmetlerinden mahrum kalan emekli yurttaşlarımızla gayet açıktır.
KRİZLERİN ÇÖZÜMÜ TÜRKİYE OLABİLİR
Sorunlara dönük somut çözüm önerisi sunamayan siyaset yaklaşımı yalnızca iç politikada değil, dış politikada da kendini göstermektedir. Türkiye’nin yakın çevresinde ciddi bir savaş ve kriz ortamı bulunmaktadır. Uluslararası temaslarda, örneğin İspanya lideriyle verilen fotoğraflar gibi sembolik görüntülerin öne çıkması, kamuoyunda beklentileri karşılamaktan uzaktır.
Oysa Türkiye, Rusya–Ukrayna ve İran–İsrail krizlerinde arabulucu rol üstlenebilecek stratejik bir konumdadır. Ukrayna ve İran başta olmak üzere belli aktörlerin Türkiye’den bu yönde beklentileri olduğu kamuoyuna yansımıştır. Türkiye Cumhuriyeti, tarihsel birikiminde ve geleneğinde olduğu gibi içinde bulunduğumuz coğrafyanın barışa kavuşması sürecinde kritik bir rol üstlenebilecek potansiyele sahiptir.
Savaşın sona ermesiyle birlikte ekonomik baskının azalması ve piyasalarda bir nefes alma sürecinin başlaması da mümkün olabilecektir. Buna rağmen ana muhalefetin yaklaşımı sembolik bir çizgide seyretmekten öteye gitmemektedir.
PROJE VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu (MESK) olarak bizler, baskı grubu olarak, çözüm üreten bir anlayışla hareket ediyoruz.
Doğu Anadolu Raporumuzda yer alan veriler ışığında;
- Türkiye’nin tarım politikalarının yeniden yapılandırılması, üretimin artırılması ve gıda arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik somut öneriler sunuyoruz.
- Bu vesileyle zirai alanda katma değer yaratarak Hazine’nin gelir kaybının, vergi kaybının önüne geçerek hem vatandaşlarımızın üzerindeki yükü hafifletiyor hem de kamunun gelir kayıplarının önüne geçiyoruz.
- Büyükşehirlerde yoğunlaşan nüfusun dengeli ve etkin planlanmasına yönelik öneri sunuyoruz.
- Raporumuzda yer verdiğimiz proje kapsamında emeklinin barınma sorunlarını kökten çözüyoruz.
- Bölgesel kalkınmayı destekleyecek şekilde, atıl kalmış ve potansiyel taşıyan bölgelerin ekonomiye kazandırılmasının önünü açacak planlama desteği sunuyoruz.
- Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin gelişmesi, küçük sanayi alanlarının oluşturulması ve yerel ekonominin hareketlenmesini sağlayacak şekilde vatandaşlarımızın ve kamunun gelir fırsatına katkı sağlıyoruz.
- Sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi kapsamında, randevusuz hizmet, mobil sağlık kuruluşlarıyla çözüm önerilerimizi raporlarımızda sunuyoruz.
MESK olarak bizler, bir baskı grubu olmanın sorumluluğuyla hareket ediyor; hazırladığımız plan ve programları ilgili tüm politika yapıcılara sunuyoruz. Amacımız; ülkemizin kaynaklarını daha verimli kullanan, vatandaşın refahını artıran ve geleceğe güvenle bakan bir Türkiye’nin inşasına katkı sağlamaktır.
Siyasi partiler de birer çıkar grubu olarak, başta 17 milyon emekli olmak üzere toplumun geniş kesimlerinin sesine kulak vermek zorundadır. Sosyal adaletin sağlanması, gelir dağılımının iyileştirilmesi ve vatandaşın yaşam kalitesinin artırılması; tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğudur.
Musa Kocaman
Genel Başkan
Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu (MESK)
