EMEKLİYE ACİL SAĞLIK DESTEK PAKETİ
Ülkemizde sayısı 17 milyona yaklaşan emekli yurttaşlarımız, artan yaşam maliyetleri karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, sağlık hizmetlerine erişim de giderek daha büyük bir sorun haline gelmektedir. Özellikle yaşlılık döneminde sağlık ihtiyaçlarının arttığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, emeklilerin sağlık sisteminden daha fazla ve daha hızlı yararlanabilmesi bir tercih değil, zorunluluktur.
Bugün en düşük emekli maaşı olan, 20.000 Türk Lirası alan emekli yurttaşlarımız hem geçim sıkıntısı çekmekte hem de sağlık harcamalarını karşılamakta güçlük yaşamaktadır. İlaç katkı payları, muayene ücretleri ve randevu süreçlerindeki gecikmeler, emeklilerimizin yaşam kalitesini doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Bu nedenle açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz:
- Emekliler, sağlık hizmeti harcamalarından ve ilaç katkı paylarından tamamen muaf tutulmalıdır.
- Emeklilerin büyük bir kısmı sınırlı ve sabit gelirle yaşamını sürdürmektedir. Bu nedenle muayene ücretleri, ilaç katkı payları ve benzeri sağlık harcamaları ciddi bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Sağlık hizmetlerinin ücretsiz hale getirilmesi, emeklilerin tedaviye erişimini kolaylaştıracak ve tedaviyi ertelemelerinin önüne geçecektir.
- Emeklilere özel, randevu beklemeden sağlık hizmetine erişim imkânı sağlanmalıdır.
- İleri yaş grubundaki bireyler için uzun randevu süreleri ciddi sağlık riskleri doğurabilmektedir. Özel hastaneleri de kapsayacak şekilde, emeklilere öncelikli veya randevusuz hizmet verilmesi, erken teşhis ve hızlı müdahale açısından hayati önem taşır. Bu uygulama, özellikle kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artıracaktır.
- Evde sağlık hizmetleri desteklenmeli ve ülke genelinde yaygınlaştırılmalıdır.
- Takibini Sağlık Bakanlığı'nın üstlendiği biçimde, yılda iki defa olmak üzere, emeklilere sağlık taraması yapılmalıdır. Hareket kabiliyeti kısıtlı veya kronik hastalığı bulunan emekliler için hastaneye ulaşım büyük bir zorluktur. Evde sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, bu bireylerin yerinde ve düzenli sağlık hizmeti almasını sağlayacaktır. Ayrıca bu sistem, hastanelerdeki yoğunluğu da azaltarak sağlık sistemine genel bir rahatlama sağlayacaktır. Hastaneye ulaşımları da bu kapsamda kolaylaştırılmalı. Hareket kabiliyeti kısıtlı yurttaşlarımız için hastanelere ulaşımları için de sağlık araçları tahsis edilmeli. Ücretsiz ve hızlı biçimde hastanelere ulaşımları sağlanmalı.
- Emekliler için kapsamlı bir Sağlık Destek Paketi derhal açıklanmalıdır.
- Parçalı çözümler yerine, emeklilerin tüm sağlık ihtiyaçlarını kapsayan bütüncül bir politika geliştirilmelidir. Bu paket; ücretsiz sağlık hizmeti, ilaç desteği, öncelikli randevu sistemi ve evde bakım hizmetlerini içermelidir. Böyle bir düzenleme, emeklilerin yaşam standartlarını yükseltecek ve sosyal devlet ilkesinin somut bir yansıması olacaktır.
Unutulmamalıdır ki, insanlar yaşlandıkça sağlık hizmetlerine daha fazla ihtiyaç duyar. Bu dönemde sağlık hizmetlerine erişimin zorlaşması, yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal bir eşitsizliktir.
Emeklilerimiz yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, üretmiş ve katkı sağlamıştır. Bugün ise en temel hakları olan sağlık hizmetine erişimde kolaylık sağlanması, sosyal devlet anlayışının gereğidir.
Nitekim Anayasa da bu sorumluluğu açıkça tanımlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde devletin bir sosyal hukuk devleti olduğu vurgulanmakta; 56. maddesinde ise herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu belirtilerek, devletin sağlık hizmetlerini düzenlemek ve herkesin bu hizmetlere erişimini sağlamakla yükümlü olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca 61. maddede, devletin yaşlıları koruyucu ve destekleyici tedbirler alacağı açıkça hüküm altına alınmıştır.
Emekli Kademeli Emeklilik Bekliyor
Bugün emekli yurttaşlarımız için gelir adaletini sağlamanın çözümü üç kademeli emeklilik modelinde yer almaktadır. Emekliler, 2008 öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayrılmış, en yüksek emekli maaşı ile en düşük maaş arasında bir uçurum ortaya çıkmıştır. Bu adaletsizliği çözmenin yolu da en düşük emekli maaşını en yüksek maaşa yaklaştırmaktan geçmektedir.
Emeklilik sistemi sadeleştirilmeli; 4A, 4B, 4C gibi ayrı statüler kaldırılarak tüm yurttaşlar için birleşik bir sistem kurulmalıdır.
Bu kapsamda:
En üst statüden emekli olanlara tam maaş,
İkinci kademe için tam maaşın %10 altında,
Üçüncü kademe için tam maaşın %20 altında ödeme yapılmalıdır.
Dul, yetim ve iş göremezlik gibi sürekli gelir kalemleri de bu sistem içinde adil biçimde yeniden yapılandırılmalı; bu ödemeler en üst kademe emeklilik aylığının en fazla %80’i oranında belirlenmelidir.
Bu düzenleme hem sosyal korumayı güçlendirecek hem de sistemdeki ayrımcılığı ortadan kaldıracaktır.
MESK Genel Başkanı
Musa KOCAMAN
