SON DUYURULAR
19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN
Muhtarlık, demokrasinin mahalledeki ve köydeki temsilidir. Halkın iradesini yerelden yönetime taşıyan muhtarlar, yaşadıkları bölgenin insanını tanıyan, ihtiyaçlarını bilen ve sorunlarına çözüm arayan önemli bir kamu hizmeti yürütür.
Bir mahallenin ya da köyün gerçek ihtiyaçlarını anlamak, yalnızca rakamlara ve raporlara bakmakla mümkün değildir. O bölgede yaşayan insanları, ailelerin koşullarını, geçim sıkıntılarını, yaşlıların yalnızlığını, emeklilerin ekonomik güçlüklerini ve desteğe ihtiyaç duyan yurttaşların durumunu bilmek gerekir. Muhtarlar, bu gerçekleri en yakından gören ve kamu kurumlarıyla vatandaş arasında köprü kuran yerel temsilcilerdir.
Özellikle emeklilerimizin yaşam koşullarının anlaşılması, ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve sosyal destek mekanizmalarının doğru kişilere ulaşması açısından muhtarların yerel bilgisi büyük önem taşımaktadır. Emeklinin geçim mücadelesini, sağlık ve bakım ihtiyaçlarını, yalnızlık ve sosyal hayattan kopma riskini yerinde gözlemleyebilen bir yerel yönetim anlayışı, toplumsal dayanışmanın güçlenmesine katkı sunar.
Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu olarak, kamu hizmetinin yereldeki önemli temsilcileri olan tüm muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutluyor; emekleri, özverileri ve toplumsal dayanışmaya katkıları için teşekkür ediyoruz.
Muhtarlarımızın kapısını çalan emeklilerin dile getirdiği sorunların başında ise emekliler arasındaki gelir adaletsizliği gelmektedir. Bu gerçeği mahallede en yakından gözlemleyenlerin muhtarlarımız olması itibariyle, bu özel günde emeklilerimizin sesini de bir kez daha duyurmak istiyoruz.
Amacımız lütuf değil, hak ettiğimiz adalet
Aynı devlete hizmet etmiş, aynı adalet anlayışına sığınmış emeklilerimiz arasındaki derin maaş uçurumu kabul edilemez. 'Tek çatı' dedik ama statüleri birleştiremedik; neticede bir yanda 170 bin lira, diğer yanda 23 bin lira alan emekliler tablosu ortaya çıktı. Bizim sunduğumuz 'Üç Kademeli Emeklilik Sistemi', bu adaletsizliği kökten çözecek somut ve uygulanabilir bir projedir. Emeklilikte ayrıcalığa son verilmeli, tek statü ve adil maaş dengesi derhal kurulmalıdır.
Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu olarak savunduğumuz Üç Kademeli Emeklilik Sistemi; 4A, 4B ve 4C statüleri arasındaki ayrımların giderilmesini, emekli aylıkları arasındaki uçurumun azaltılmasını ve dul, yetim ile iş göremezlik gelirlerinin insanca yaşam koşullarına uygun hâle getirilmesini hedeflemektedir. Üst kademe emekli aylığının referans alındığı, ikinci kademenin bu tutarın yüzde 10, üçüncü kademenin ise en fazla yüzde 20 altında belirlendiği modelimizle emeklilikte daha adil bir gelir dengesi kurulmasını savunuyoruz.
REFORMUN 4 TEMEL SÜTUNU
1. Statü Ayrımına Son: Tek Çatı altında "Tek Emekli Statüsü"
Eski düzenin kalıntıları olan 4A (SSK), 4B (Bağ-Kur) ve 4C (Emekli Sandığı) ayrımları tamamen kaldırılmalıdır. Yıllardır prim ödeyen tüm yurttaşlarımız, ayrım gözetilmeksizin aynı hukuksal ve sosyal statüde birleştirilmelidir.
2. Maaşta Uçuruma Son: Kademeli ve Orantılı Gelir Düzenlemesi
Emekli aylıkları arasındaki uçurumu kapatmak adına dengeli bir maaş piramidi esas alınmalıdır.
Projemize göre:
Belirlenecek Üst Kademe Emeklilik Aylığı referans alınacak,
İkinci kademe emekli aylığı, üst kademenin sadece %10 altı,
Üçüncü kademe emekli aylığı ise üst kademenin en fazla %20 altı olarak hesaplanacaktır.
Böylece prim ve çalışma geçmişi gözetilirken, en alt ile en üst maaş arasındaki makas makul ve adil bir seviyede tutulacaktır.
3. Güçlü Sosyal Koruma: Dul, Yetim ve İş Göremezlik Gelirleri
Dul, yetim ve iş göremezlik ödenekleri insanca yaşam standartlarına göre yeniden yapılandırılmalıdır. Sosyal güvenlik ağımız, kırılgan grupları yoksulluk riskiyle baş başa bırakmayacak koruyucu bir kalkan haline getirilmelidir.
4. Yaşam Güvencesi ve Yoksullukla Mücadele
Emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesini sağlayan, enflasyon ve yüksek yaşam maliyetleri karşısında gelir kaybını önleyen dinamik sosyal güvence mekanizmaları hayata geçirilmelidir.
Emeklilerimizin sorunu yalnızca maaşın miktarıyla sınırlı değildir. Büyükşehirlerin pahalılığı, kalabalığı ve zorlayıcı yaşam koşulları altında geçimini sürdürmeye çalışan emeklilerimiz için barınma, sağlık ve bakım hakkı da en az gelir kadar önemlidir. Bu bilinçle Doğu Anadolu projemizin tüm muhtarlara da iletmiş bulunuyoruz.
Proje kapsamında emeklilerimize, memleketlerindeki köylerde ücretsiz köy evleri tahsis edilecek. Türkiye’de nüfusun yalnızca yaklaşık 6 milyonu köylerde yaşarken yoğunluğun büyükşehirlerde sıkışması; trafik, toplu taşıma ve sağlık hizmetlerine erişim gibi sorunları büyütmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki 6 bin 511 köyde, her köye asgari 100 ev yapılması planlanmaktadır. Bu sayı talebe göre artırılabilecektir. Köy başına yaklaşık 200 kişinin yerleşmesi öngörüldüğünde, yalnızca Doğu Anadolu’da yaklaşık 1,3 milyon kişinin yeni bir yaşam kurma imkânı bulacağı değerlendirilmektedir.
Proje yalnızca emeklilerimize değil, uzun süredir göç veren Doğu Anadolu illerine de yeni bir kalkınma hamlesi kazandıracaktır. Emeklilerin bu bölgelere yerleşmesiyle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin gelişmesi, küçük sanayi alanlarının oluşturulması ve yerel ekonominin canlanması hedeflenmektedir. Emeklilerimiz, köy evlerinin yanındaki tarım arazilerinde kooperatif modeliyle üretim yaparak ek gelir elde edecek; böylece hem sağlıklı bir yaşam sürdürecek hem de ekonomik olarak desteklenecektir.
Sağlık hizmetlerine erişim de projenin temel unsurlarındandır. Yeni yerleşim alanlarında hastane ve sağlık ocaklarıyla iş birliği yapılacak, emeklilerimizin sağlık hizmetlerine hızlı, ücretsiz ve kolay ulaşması sağlanacaktır. Mobil sağlık hizmetleriyle emeklilerimiz evlerinde tedavi görebilecektir.
Bakım hakkı da bu planın dışında bırakılmamıştır. MESK Genel Başkanı Musa Kocaman’ın da hatırlattığı üzere, 60 yaş üstü yurttaşlarımız mevzuat gereği il müdürlüklerine başvurarak huzurevi hizmeti alma hakkına sahiptir. Ancak uygulamada devlet huzurevlerinin sayısı ve kapasitesi başvuru ihtiyacını karşılamaktan uzaktır; binlerce yaşlı yıllarca sırada beklemektedir. Bu nedenle proje kapsamında Doğu Anadolu’da merkezi noktalara huzurevleri kurularak emeklilerimizin bu haktan yararlanması öngörülmektedir.
Kocaman’ın ifadesiyle: “Biz, bu projeyi sadece bir barınma ya da tarımsal faaliyet olarak görmüyoruz. Bu, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesinden aldığı güçle bir kalkınma seferberliğidir. Atatürk’ün ‘Köylü milletin efendisidir’ sözünü yeniden hatırlıyor ve bu bilinçle köyleri yeniden üretim merkezleri haline getirmek istiyoruz.” Kocaman, projenin amacını şu sözlerle özetlemiştir: “Emekli olmak, hayattan kopmak değil, hayatı yeniden üretmektir.”
Mahallenin ve köyün derdini bilen muhtarlarımızla emeklinin hakkını savunan sendikamız aynı gayede buluşmaktadır: Hiçbir yurttaşımız yalnız ve çaresiz bırakılmamalıdır. Köyünde, mahallesinde, ailesinin ve komşularının yanında huzurla yaşlanmak her emeklimizin hakkıdır.
Musa Kocaman
MESK Genel Başkanı
